от
dan; -den (bütünün parçası); sebebinden; mesafeden; birinden; menzilinden; için, karşı
DIğER
General
Я от него ничего не слышал.
Ondan hiçbir şey duymadım.
Мой дом всего в пяти минутах ходьбы от вокзала.
İstasyondan yürüyerek eve gitmek yalnız beş dakika.
Мексика тогда ещё не была независима от Испании.
O zaman, Meksika henüz İspanya'dan bağımsız değildi.
Он плакал от голода.
Açlıktan ağlıyordu.
Эти близнецы неотличимы друг от друга.
İkizler birbirinden ayırt edilemez.
Я не могу отличить его от его брата.
Onu erkek kardeşinden ayıramıyorum.
A1 - Temel
от
dan; -den (bütünün parçası); sebebinden; mesafeden; birinden; menzilinden; için, karşı
песок
kum, çakıl (İsim)
позволить
izin vermek, müsaade etmek (Fiil)
General
General kategorisi