Мой отец настоял на том, чтобы мы подождали поезда.
Babam treni beklememiz konusunda ısrar etti.
Пожалуйста, подожди полчаса.
Lütfen yarım saat bekle.
Я не против подождать.
Beklemeyi umursamıyorum.
Можешь подождать тут.
Burada bekleyebilirsin.
Я подожду снаружи.
Dışarıda bekleyeceğim.
Я надеваю куртку. Подожди!
Ceketimi giyiyorum. Bekle
A1 - Temel